19 Haziran 2015 Cuma

Elektrogitar Modifikasyonları : 1.Bölüm





Elektrogitar Modifikasyonları Hakkında

Yepyeni bir Gitarizm makalesinden hepinize merhaba. Uzun süreden beridir yazmak istediğim bir konu ile karşınızdayım. Gitarı çalmaktansa onda bir şeyleri değiştirmeye niyetlendiğim ilk günden beridir içinde olduğum bir konudur,  “elektrogitar modifikasyonları”. Gönlümde yatandan 12 parsek uzaklıktaki bir gitarla, 14 sene kadar önce bu işlere başlamış birisi olarak epey tecrübe biriktirdiğimi söyleyebilirim. Umarım faydalı olur… Bu arada yazı dizimin son bölümünde kendi gitarlarıma yaptığım bazı modifikasyonlardan, bunları hangi nedenlerden ötürü yaptığımdan, modifikasyon mantığımdan, maddi boyutlarından, neyi nereden aldığımdan vs. de bahsedeceğim, o bölümleri de lütfen atlamayınız.



Modifiye Etmeli mi, Etmemeli mi?

Açıkçası bu işi bir yatırım olarak görürüm. Gitarınız bu yatırımı hak eder mi, etmez mi? Yatırımınızı size geri döndürebilir mi, döndüremez mi, meseleye o gözle bakarım. Bu yüzden işe başlarken ilk işiniz
bütün önyargılarınızı, olumlu veya olumsuz bütün etkilenimlerinizi bir kenara koyarak gitarınızı değerlendirmek olmalıdır. 

Marka holiganlığıyla kendinizi bu duruma düşürmeyin ;)


Kendinize karşı dürüst olun. Gitarınızın modifikasyona ihtiyacı var mı, yok mu, o konuda dürüst bir yanıtınız olsun. Gitar atölyesi sahibi olduğum zamanlarda modifikasyon isteyen pek çok müşterimize bu soruyu sorardım, o söyleşilere katılmışlar varsa belki hatırlar. Sadece ve sadece “Oooo, Emre’nin Ibanezini gördün mü, üzerinde Dimarzio HedeHödö varmış” dedirtmek için veya “Cortumun akord burgularını Gotoh’larla değiştirdim, uçtu alet, eki eki eki” diye geyik yapmak için hiç davranmayın. Hem çok puan getirtmez, hem de parayı havaya saçmış olursunuz. Çil çil milli servet bunlar arkadaşlar, yapmayın yazıktır.


Genel bir yargı pahalı gitarların modifikasyonu hak ettiği, ucuzlarınsa etmediği yönünde olsa da belirleyici unsur pahası değil nitelikleridir. Bana göre bir gitarı modifiye edilmeye, yani yatırım yapılmaya değer kılan unsur temel yapısal özellikleridir; titreşim karakteri (rezonans), ses uzaması (sustain) ve tınısal özellikler. Eğer bu unsurlar sağlamsa ve nihayetinde yapacağınız yatırım saçma sapan boyutlarda değilse gitara yatırım yapabilirsiniz. İnsanların kendi gitarları konusunda sıklıkla abartma eğilimi içinde olmalarından dolayı dürüst olarak ilk adımı atmak elzem. 

Öte yandan işin maddi kısmını da göz ardı etmemek lazım. Eğer modifiye edeceğiniz gitarı yarın satacağınızı öngörüyorsanız ve 1 + 1 = 2 mantığındaysanız bu iş öyle yürümüyor. İyi olsun veya olmasın, hatta isterse mükemmel olsun, kimse 350 liraya alınan ve üzerine 1000 lira harcadığınız bir SX’e 1350 TL vermez!!! Alım satım forumlarına bu fiyattan koyar koymaz dalga mesajlarıyla karşılaşırsınız. O yüzden karar aşamasında işin maddi hesap boyutunu asla göz ardı etmeyin ve plan dışı bırakmayın, yarın pişman olmak var. Ayrıca hafife alınmaması gereken noktalardan birisi de bazı modifikasyonların geri dönülemez oluşlarıdır. Stratınıza Fralin Vintage Hot takmanız size gelecekte satarken hiçbir olumsuzluk yaşatmazken perdelerini Malmsteen Strat’larda olduğu gibi oydurmanız veya boyasına eskitme yaptırmanız size daha düşük bir ikinci el satış fiyatı olarak dönebilir. Böyle şeyleri sakın yapmayın demiyorum, sadece emin olun, hazır olun demek istiyorum.

Suntadan bir gitara servet harcamak mantıklı mı????

Konuya geri dönersek gitarınızın tatminkar bir ses uzaması, keyif veren bir tınısı var ve güzel titreyen bir alet. Dolayısıyla ilk sınavı geçti. Tonu o kadar iyi ve o kadar rahatsınız ki uğruna biraz para harcamaya varsınız ve yarın bir gün satmak gibi bir düşünceniz de yok. Şimdiki soru şu, nelerin değişmesi “gerçekten” gerekli? Bu konuda da dürüstçe başlamak markaların süslü reklamlarının oltalarına sazan gibi düşmenizi engelleyecek ilk adım olacaktır. Köprü manyetiğini değiştirmeniz gerçekten zaruri mi, yoksa sadece ton potunu biraz kısarsanız derdinize deva olur mu? Belki de o meşhur tonu alamamanızın sebebi sevdiğiniz şarkının aslında, stüdyo kaydı esnasında,  stratla değil de bir les paul ile çalınmış olmasıdır? Akord kaçırmanıza neden olan şey gerçekten de akord burgularınız mı, ya üst eşiğinizdeyse sorun? Gitarınızı iyi tanıyorsanız zaten yanıtlar elinizdedir. Yanıtlar tam değilse veya net değilse biraz daha sabırlı davranıp doğru yanıtlara tam olarak ulaşmayı beklemek öncelikle kendimiz için daha faydalı olur.

Öte yandan gitarınızın tonunu istediğiniz yöne nasıl çekeceğiniz, boğuk sap manyetiklerini nasıl daha net yapabileceğiniz, nasıl daha iyi bir ses uzaması elde edeceğiniz, gitarınızı daha seksi ve/veya daha farklı nasıl yapacağınız, zorlu tremolo numaralarında bile sapa sağlam bir akord kararlılığına nasıl ulaşacağınızla alakalı bazı ipuçları bu yazının konusu olacak…



Modifikasyon Türleri

Bu aşamada modifikasyonları, daha önce “Elektrogitar Modifikasyonları” adlı söyleşilerimde de belirttiğim üzere, üç ana parçaya (ilki tek madde aslında) ayırıyorum ben;

  1)   Ton Hedefli Modifikasyonlar I – Birincil Ton Modifikasyonları
a.    Sap Değişimi
b.   Tremolo ve Sistemindeki Değişimler
c.    Sağır Bölge (dead spot) Yok Edici Modlar

  2)   Ton Hedefli Modifikasyonlar II – İkincil Ton Modifikasyonları
a.    Manyetik Değişimleri
b.   Tiz Koruma Devresi (Treble Bleed)
c.    Bobin Bölme
d.   Paralel/Seri/Faz dışı bağlantılar
e.    Pot ve Kapasitör Değişimleri
f.     Sustainer

  3)   İşlevsel Modifikasyonlar
a.    Akord Burgusu Değişimleri
b.   Üst Eşik Değişimleri
c.    Tremolo için Akord Kararlılaştırıcılar
d.   Köprü/Tremolo Değişimleri, Tremolo Sabitleme
e.    Perde Arası Oyma (Scalloping)
f.     Akord Düşürücüler (D-Tuna)
g.    Piezoelektrik Köprüler
h.   Perde Değişimleri
i.     Sap Profili Modları
j.     Gerçek Tempere Perdeler (True Temparement)

  4)   Görsel/Estetik Modifikasyonlar
a.    Boya değişimleri
b.   Eskitme (Relic/Aged/Distressed) Görünüm
c.    Swirl boyama
d.   Tuşe Süsü (inlay) Değişimleri
e.    Pena Muhafazası Değişimleri
f.     Manyetik Kapağı ve Sap Çeliği Kapağı Değişimleri
g.    Tuşe LED’leme

Bendeki liste şimdilik bu kadar. Bir sonraki makalemin içeriğine sizden gelecek soru ve öneriler de yön verecek. Yukarıdaki listeyi de ondan yazdım şimdiden. Bunlar haricinde yazmamı, eklememi istediğiniz konular varsa onları da ekleyip bahsedelim diye…


Benden şimdilik bu kadar. Türk gitar alemine bir faydamız dokunduysa affola!

1 yorum:

  1. Yapacağınız işlemler sonrasında gerçekten ne ortaya çıkacağını büyük merakla bekliyorum. Piyano Kursu İzmir

    YanıtlaSil